Hanımlar, beyler; eğri oturalım doğru konuşalım. Bugün sokakta kime dokunsan bin ah işitiyorsun ama emeklinin ahı artık Afyon Kalesi'ne ulaştı. Yıllarca bu memleket için dirsek çürütmüş, primini kuruşu kuruşuna ödemiş, "yaşlanınca rahat ederim" diye hayal kurmuş koca bir nesil; bugün marketin, manavın önünden başı eğik geçiyor.
20 Bin Lira ile Geçim mi Olur?
En düşük emekli maaşını 20 bin lira yaptılar diye bizden davul zurna çalmamızı bekliyorlar. Soruyorum size: Bugün Türkiye'de açlık sınırı 40 bin, yoksulluk sınırı ise 90-100 binlere dayanmışken, bu neyin sevinci? 20 bin lira ile kira mı ödeyeceksin, fatura mı yatıracaksın, yoksa karnını mı doyuracaksın? Emekli artık "geçinemiyorum" demiyor, "eriyorum" diyor!
Verdikleri üç kuruş zam daha cebe girmeden; elektriğe, doğalgaza, ekmeğe gelen zamlar her şeyi silip süpürdü. Şimdi emeklinin eline geçen para yoksulluk sınırını geçtik, açlık sınırının bile çok çok altında kalmış durumda. Adamın tenceresi kaynamıyor, tenceresi! Buna kaşıkla verip kepçeyle almak denmez mi?
"Emekli Gariban" Değil, Memleketin Temel Taşı
Bir de çıkıp demezler mi "emekliler gariban" diye... Özlem Hanım, kusura bakma ama emekli gariban değildir! Emekli bu memleketin temel taşıdır. Sen bu insana hakkı olanı vermeyip, elindekini de enflasyona yedirirsen, sonra da tepeden bakıp "gariban" dersen; o insan da sana hooop bi dakka demezmi!Bizi bu hale kim getirdi diye sormaz mı?
Sandıktaki Kırmızı Kartın Şifresi
Siyasetçiler sanıyor ki "nasıl olsa bunlar bize oy veriyor, ne versek kabul ederler." Ama kazın ayağı öyle değilmiş işte. Emekli sustu sustu, en sonunda 31 Mart’ta sandığın başında öyle bir "dur" dedi ki, Ankara’dakilerin kulakları çınladı. O "kırmızı kart" öyle havadan gelmedi; boş fileden, ödenemeyen faturalardan, torununa bir çikolata bile alamayan dedenin mahcubiyetinden geldi.
Şimdi oturup kara kara düşünüyorlar "nerede hata yaptık" diye. Hata şurada: Milletin sofrasındaki ekmek küçülürken, yukarıdakilerin şatafatı bitmedi. Emekliyi enflasyon canavarına yem ettiniz, sonra da gönlünü iki tatlı sözle alırım sandınız.
Dememiz o ki; emekli bu seçimde oyunun ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi. Bundan sonra kimse emekliyi görmezden gelmeye, "gariban" deyip geçiştirmeye kalkmasın. Çünkü o tencere artık kaynamıyor ve bilin ki; kaynamayan tencerenin deviremeyeceği iktidar yoktur.
Hadi bakalım, şimdi çözüm üretin de görelim!
Bu yazı Sokağın Sesidir,kulak verin…













Yorumlar